Yusuf Tatar

ZAMAN

16/11/2007 -Kategori: SIIRLER

ZAMAN

 

Su yorulur elinde.

Vakit erken düşer dize tez elden.

Süpürür görünmeyen bir el günleri.

Benimlesin bilirim, çok uzaklardan gelip,

Bir tutam sevgi olursun sokaklarımda.

Kimi zaman nasihat derinliğinde,

Gün olur, kahkaha sığlığında zaman.

 

Çağlayan yorgunluğundayım.

Dürerken derinliğine düşünceleri.

Siyah saç buklelerinde düğümlenirim.

Toy olur kara gözlerin sevdalarımda..

Esmer güzeli çehrende,

Kimi zaman seyre dalarım, gülşeni.

Gün olur uyku sarhoşluğunda,

Döner feleklerin çarkında zaman.

 

Henüz besteye dökemediğim,

Anadolu lezzetindesin.

Bir yanık hoyratın göz damlasında,

Ağrı dorukları gibi ak,

Peri suyu kadar efsunlu.

Yavrusunu uyuturken,

Yörük anasının dudaklarında,

Ninni olursun kıl çadırlarına obanın.

Gün olur kırk ikindi yağmurlarında,

Kazılır Ahlat ta mezar taşına zaman.

 

Elma şekeri sevincinde çocukluğumun,

Düşersin terleyen bıyıklarıma.

Bir petek bal tadında savdanın,

Arı dokunuşuyla uyanırım.

Tek tek selamlayan aklar

Ve çelik ellerinde bükülür belim.

O ne müthiş haberdir.

Ulak taşıyamaz ağırlığını.

Gün olur merhaba sıcaklığında.

İki metre bez yalınlığında zaman.

 

                             Yusuf TATAR.

                                  1998

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazilmistir
« Önceki - Sonraki »